Tuesday, 30 November 2010

Din fallusların en büyüğüdür!

Mehmet Talu
2010-11-30

Kadın nedir, ne değildir?

Önce kadının ne olduğunu belirtmek, sonra da ona yakışanı emretmek gerekir. (Sen kimsin de beni tanımlıyorsun, bana yakışanı "emrediyorsun"? Ah, pardon! Allahsın sen. Allah babasın.) Kadın bir süs eşyası mıdır, yoksa erkeklerin gönül eğlencesi midir? Şüphesiz kadına bu nazarla bakmak, en hafif tabiriyle ona hakarettir ve saygısızlıktır. Aklı başında, ileriyi gören, toplumdaki yerini ve saygınlığını bilen hiçbir kadın kendini belirtilen çizgiye getirerek alçaltmaz, şunun bunun seks oyuncağı (ohş, seks dedi!) olmaktan nefret edip anneliğine yakışanı (annelik ve seks ancak karşıtlık bildirebilir, bunların aynı cümle içinde ve, ile, hem...hem gibi bağlaçlarla bağlanması caiz değildir!) yapar.

İslâm Dini kadına çok büyük bir değer vermiştir. Mimsiz medeniyet ise kadını seks aracı yapmıştır. İslâm dini, üzerinde resmî antet bulunan "vesikalarla" kadınlara fuhuş yapma hürriyeti, izni, cevazı vermez. İslâm dini iffete, namusa, şerefe, neseb güvenliğine büyük önem verir. Mimsiz modern medeniyet, zinayı suç ve günah kabul etmez. İslâm ise büyük günah ve ağır suç olarak kabul eder.

Kadını hürleştirmek ve yükseltmek bahanesiyle, milletimize yapılan büyük zulümlerden birisi de, kadınların ve kızların ("ha, bunu da ayıralım da bi yanlışlık olmasın" hehe) öncelikle seks ve şehvet aracı olarak görülmesidir. Bizim dinimiz, bizim millî törelerimiz kadını anne, nine, teyze, bacı, kız evlât, eş olarak görür. Kadınların, hayvanî içgüdüleri gıcıklayan şekilde (hihi!) reklamlarda, sahnelerde, ekranlarda, podyumlarda kendilerini teşhir etmelerinin medeniyetle, özgürlükle hiçbir alâkası yoktur. Böyle uygarlık ve özgürlükler bir aldatmacadan, şeytanî kuruntulardan ibarettir.

Kadın, toplumun kopmaz bir parçası, ailenin temel yapısı; huzur, sükûn ve güvenin değişmeyen kaynağı; edep ve terbiyenin, nezaket ve nezahetin simgesidir.

Feminizm, İslâm'a aykırı bâtıl ve fıtrata aykırı bir ideolojidir. (Feminizmin fuhuş propagandasına indirgenmesine bir şey demeyip sadece bu cümleyi tersten okuyorum: İslam feminizme aykırı, batıl ve fıtrata aykırı bir ideolojidir.) Sâliha kadınları tenzih ederek söylüyorum: Çağımızın en büyük fitnesi kötü kadınlardır. (Çağımızın en büyük fitnesi dindir.) İslâm'da kadın anne, nine, teyze, bacıdır. (Kadın, kadındır. Hani böyle memeli filan, kukusu var, belli yaşlar arası regl oluyor, sevişiyor. Kadın kadın olamayacaksa eşeysiz üreyin. üf.) İslâm, kadını ve kızı bir seks aracı, bir şehvet âleti olarak görmez.(Hatta aman bir seks aracı olmasın diye onu tecrit eder.) Abdullah b. Abbas (R.A)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz:

"Cennet annelerin ayakları altındadır." (El-Askalanî, Lisanu'l-Mîzan, 6/128) buyurmuştur. Bu hadis-i şerif, dinimizin kadına verdiği değeri, şerefi, itibarı göstermeye yeter de artar. (Bu dünyada ne olacak kadınlar? E ana, bacı, nene olacaklar, yetmez mi?)

İşte İslâm Dini kadını böyle tanır ve tanıtır; onu bu düzeyde tutmanın en ölçülü kurallarını taşır.

İslâm dinine göre kadın çok muhterem bir varlıktır. Adeta kutsaldır. Kadın annedir, teyzedir, ninedir, eştir, kızkardeştir. Bugün toplumumuzda kadınlara bu gözle mi bakılıyor? Yoksa onlara seks ve şehvet âleti ve vasıtası olarak mı nazar ediliyor? (Buna felsefe 101'de "false dilemma" deniyordu. Yani aslında yok böyle bir ikilem, illa ikisinden biri seçilmek zorunda değil.) Salak ve cahil bir kız evinden kaçsa ne olur? Kapanın elinde kalır, ırzı ve namusu pâyimal edilir. Kadınların seks ve şehvet âleti olduğu, iffete önem verilmediği, fuhşun ve zinanın yaygınlaştığı bir toplumun geleceği elbette parlak olmaz.

Resmi fahişelik vesikası müsaadesi ile köleliklerin en iğrencine maruz bırakılan kadınlarımızın kurtulması umut ve niyazıyla...


***

Görüldüğü üzere kadın asla seks ve şehvetin öznesi olamaz. Kendi cinselliği hakkında kararlar veremez.
İffetli "anne, nine, teyze, bacı" kimliklerinin tek alternatifi "kötü kadın" olmaktır, seks ve şevhet aracı/aleti olmaktır.
Hem "anne" hem "kadın" olmak mı demiştik? Kadınlara jouissance mı demiştik?

Evet tamam bu kadar uçlarda yer alan metinler çok kolay lokmalar, ama ben hala ve hala, inatla şaşırıyorum bunları okuyunca. Gerçekten böyle bir algı biçimini de içinde barındıran bir dünyada yaşıyoruz. Hatta "içinde barındırmak" sözü bu erkek dünyaya fazla feminen kaçıyor, böyle bir söylem de "sik gibi ortada" demek gerek.

1 comment:

  1. evet en büğüdür ve insanın ırzına ta çocukluğunda geçiyor zıkkım. sürekli de ereksiyon halinde ya.

    ReplyDelete